Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan'a Dublin Transferleri

~10 dakikalık okuma

Dublin III Tüzüğü (604/2013), Avrupa Birliği'ne üye ülkeler, İsviçre, Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn'da yapılan bir sığınma başvurusunu incelemekten hangi devletin sorumlu olduğunu belirleyen temel mekanizmadır. Tüzüğün ana amacı, bir sığınmacının birden fazla ülkede başvuru yapmasını ("asylum shopping") önlemek ve her başvurunun tek bir üye devlet tarafından etkin bir şekilde incelenmesini sağlamaktır. Bu sistemin temel taşı genellikle "ilk giriş ülkesi" ilkesidir. Yani, bir kişi AB topraklarına ilk olarak hangi ülkeden girdiyse, sığınma başvurusundan da o ülkenin sorumlu olması beklenir.

Ancak, bu teorik çerçeve pratikte, özellikle insan hakları sicili ve sığınma sistemlerinde ciddi sorunlar bulunan ülkelere geri göndermeler söz konusu olduğunda, karmaşık hukuki ve insani sorunlara yol açmaktadır. Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan, Dublin transferlerinin en çok tartışıldığı ve hukuki olarak en sık engellendiği üç ülkedir. Bu makale, dublin bulgaristan ve dublin hırvatistan transferlerinin neden bu kadar sorunlu olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) içtihatları ışığında inceleyecek ve bu tür bir transfer kararına karşı nasıl itiraz edilebileceğini açıklayacaktır.

Dublin III Tüzüğü ve "Sistemsel Eksiklikler" İstisnası

Dublin Tüzüğü, sorumluluğu belirlerken bir kriterler hiyerarşisi kullanır. Bu hiyerarşi, reşit olmayanların aile birleşimi (Madde 8-11), aile üyelerinin bulunduğu ülkeler (Madde 12) ve vize/oturma izni veren ülkeler (Madde 13) gibi faktörleri önceliklendirir. Eğer bu kriterler uygulanamıyorsa, sorumluluk genellikle AB'ye yasadışı yollardan ilk giriş yapılan ülkeye (Madde 13) kalır. İşte EURODAC parmak izi veritabanı burada devreye girer.

Ancak Dublin sisteminin mutlak bir kuralı yoktur. Tüzüğün 3. Maddesinin 2. fıkrası, adeta sistemin emniyet sübabı işlevi görür. Bu maddeye göre, sorumlu ülkenin sığınma sisteminde, başvuru sahibinin Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı'nın 4. Maddesi (işkence ve insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı) ve AİHS'nin 3. Maddesi tarafından yasaklanan muameleye maruz kalma riski doğuracak "sistemsel eksiklikler" (systemic deficiencies) olduğuna dair ciddi nedenler varsa, transfer gerçekleştirilemez.

Bu durumda, başvuru yapılan ülke, sorumluluk kriterlerini uygulamaya devam ederek bir sonraki ülkeyi belirlemeye çalışır veya bu mümkün değilse, başvuruyu kendisi incelemekle yükümlü hale gelir (Tüzük Madde 17 - Egemenlik Klozu). İşte Bulgaristan, Hırvatistan ve Macaristan'a yönelik transferlerin askıya alınmasının veya iptal edilmesinin hukuki dayanağı tam olarak bu maddedir.

Dublin Kapsamında Bulgaristan'a İadeler: "dublin bulgaristan" Sorunu

Bulgaristan, Türkiye ile olan kara sınırı nedeniyle birçok sığınmacı için AB'ye ilk giriş noktasıdır. Bu nedenle, Dublin Tüzüğü uyarınca çok sayıda sığınmacının sorumluluğunu taşımaktadır. Ancak ülkedeki sığınma ve kabul koşullarının durumu, yıllardır Avrupa'daki mahkemeleri ve insan hakları örgütlerini meşgul etmektedir.

Bulgaristan'daki Temel Sorunlar Nelerdir?

  1. Kabul ve Barınma Koşulları: Sığınmacılar için sağlanan barınma merkezlerinin fiziki koşulları son derece yetersizdir. Aşırı kalabalık, hijyen eksikliği, yetersiz gıda ve sağlık hizmetlerine sınırlı erişim gibi sorunlar sistematik bir hal almıştır. Bu durum, özellikle savunmasız kişiler (hasta, hamile, travma mağduru) için ciddi riskler oluşturmaktadır.
  2. Keyfi Gözaltı: Bulgaristan, sığınmacıları sistematik olarak gözaltı merkezlerine yerleştirmesiyle bilinmektedir. Bu gözaltı koşulları genellikle hapishane koşullarından farksızdır ve sığınmacıların hukuki yardıma ve bilgiye erişimi ciddi şekilde kısıtlanmaktadır.
  3. Geri İtmeler (Push-backs): Bulgaristan sınır güvenlik güçlerinin, sığınmacıları Türkiye'ye yasa dışı ve şiddet kullanarak geri ittiğine dair çok sayıda güvenilir rapor (UNHCR, Amnesty International, Sınır Tanımayan Doktorlar) bulunmaktadır. Dublin kapsamında Bulgaristan'a iade edilen bir kişinin, sığınma başvurusunu yapma fırsatı dahi bulamadan Türkiye'ye geri itilme riski, AİHS'nin 3. Maddesi ve toplu sınır dışı yasağını düzenleyen 4 No'lu Protokol'ün 4. Maddesi'nin ihlali anlamına gelir.
  4. Sığınma Prosedürüne Erişim: Prosedürlerin yavaşlığı, tercüman eksikliği ve yetersiz hukuki danışmanlık, sığınma hakkına etkin erişimi engellemektedir.

İçtihat ve Hukuki Durum

dublin bulgaristan transferlerine karşı açılan davalarda, özellikle Almanya, Avusturya ve Hollanda'daki idare mahkemeleri, yukarıda sayılan sistemsel eksiklikler nedeniyle transferleri düzenli olarak durdurmaktadır. Mahkemeler, karar verirken genellikle şu temel içtihatlara atıfta bulunur:

  • ABAD, N.S. ve M.E. Kararı (C-411/10 ve C-493/10): Bu temel karar, bir üye devletin, sığınmacıyı göndereceği ülkede sistemsel eksiklikler nedeniyle insanlık dışı muamele riski varsa, Dublin transferini gerçekleştiremeyeceğini hükme bağlamıştır. Her ne kadar dava Yunanistan ile ilgili olsa da, ilke tüm üye devletler için geçerlidir.
  • AİHM, M.S.S. v. Belçika ve Yunanistan Kararı (Başvuru no. 30696/09): ABAD kararıyla paralel olan bu AİHM kararı, Yunanistan'daki kabul koşullarının AİHS Madde 3'ü ihlal ettiğini ve Belçika'nın sığınmacıyı bu koşullara göndererek sorumlu olduğunu belirtmiştir.
  • Alman Anayasa Mahkemesi Kararları: Alman mahkemeleri, Bulgaristan'daki koşulların, özellikle savunmasız sığınmacılar için "aşırı bireysel bir yük" oluşturabileceğini ve bu durumun transferi engelleyebileceğini belirtmiştir. Mahkemeler artık, transferi yapacak devletin, Bulgaristan'daki yetkililerden sığınmacının uluslararası hukuka uygun koşullarda barındırılacağına dair bireysel güvenceler almasını şart koşabilmektedir.

Sonuç olarak, dublin bulgaristan transferi kararı alan bir kişi, Bulgaristan'daki sistemsel eksiklikleri ve bu durumun kendisi için yaratacağı somut riskleri (örneğin sağlık durumu, travma vb.) öne sürerek mahkemede bu karara başarıyla itiraz etme potansiyeline sahiptir.

Hırvatistan'a Dublin Transferleri: "dublin hırvatistan" ve Sınırdaki İhlaller

Hırvatistan, özellikle Balkan rotası üzerinden AB'ye giren sığınmacılar için önemli bir geçiş ülkesidir. Bu nedenle, EURODAC sisteminde çok sayıda sığınmacının parmak izi Hırvatistan'da kayıtlıdır. Ancak Hırvatistan'a yönelik Dublin transferleri, ülkenin Bosna-Hersek ve Sırbistan sınırlarında uyguladığı şiddet içeren geri itme politikaları nedeniyle ciddi hukuki sorgulamalara neden olmaktadır.

Hırvatistan'daki Temel Sorunlar Nelerdir?

  1. Sistematik ve Şiddet İçeren Geri İtmeler: En temel sorun budur. Sınır Gözlem Ağı (Border Violence Monitoring Network - BVMN) ve diğer birçok saygın kuruluşun raporladığı üzere, Hırvat polisi sığınmacıları sistematik olarak yakalamakta, onlara şiddet uygulamakta, paralarını ve telefonlarını almakta ve onları yasa dışı bir şekilde Bosna-Hersek'e geri itmektedir.
  2. Zincirleme Geri Gönderme (Chain Refoulement) Riski: Hırvatistan'a transfer edilen bir sığınmacının, sığınma talebi düzgün bir şekilde incelenmeden Bosna-Hersek'e geri itilme riski bulunmaktadır. Bu durum, sığınmacıyı korumasız ve temel haklarından mahrum bir halde bırakır. Bu, geri göndermeme (non-refoulement) ilkesinin açık bir ihlalidir.
  3. Sığınma Sistemindeki Eksiklikler: Geri itme politikaları o kadar yaygındır ki, ülkenin sığınma sisteminin kendisi işlevsiz hale gelme riskiyle karşı karşıyadır. Sığınma hakkına erişim fiilen engellenmektedir.

İçtihat ve Hukuki Durum

dublin hırvatistan transferlerine karşı hukuki mücadelede en önemli dönüm noktalarından biri AİHM'in verdiği kararlardır.

  • AİHM, M.H. ve Diğerleri v. Hırvatistan Kararı (Başvuru no. 15670/18 ve 43115/18): Bu davada AİHM, 2017 yılında bir geri itme sırasında tren çarpması sonucu hayatını kaybeden altı yaşındaki Afgan çocuk Madina Hussiny'nin ölümüyle ilgili olarak Hırvatistan'ı mahkum etmiştir. Mahkeme, Hırvatistan'ın etkili bir soruşturma yürütmediğini, ailenin toplu sınır dışı edildiğini ve çocukların alıkonulmasının hak ihlali olduğunu tespit etmiştir. Bu karar, Hırvatistan'ın geri itme politikalarının ne kadar vahim sonuçlar doğurabileceğinin en somut kanıtıdır.

Bu karar ve sayısız rapor ışığında, birçok AB ülkesindeki mahkemeler dublin hırvatistan transferlerine şüpheyle yaklaşmaktadır. Bir transfer kararına itiraz ederken, başvuru sahibinin avukatı, Hırvatistan'a gönderilmesi durumunda kendisinin de benzer bir geri itme ve şiddet riskiyle karşı karşıya kalacağını ve sığınma başvurusunun etkin bir şekilde incelenmeyeceğini iddia edecektir. Bu, AİHS Madde 3 (işkence ve kötü muamele yasağı) ve Madde 13 (etkili başvuru hakkı) temelinde güçlü bir argümandır.

Macaristan'a Transferler: Sistematik Sorunların Doruk Noktası

Macaristan, AB içinde sığınma hakkına en düşmanca yaklaşımı sergileyen ülke olarak kabul edilmektedir. Yıllar içinde yapılan yasal değişiklikler, sığınma sistemini neredeyse tamamen işlevsiz hale getirmiştir. Bu nedenle, Macaristan'a Dublin transferleri günümüzde neredeyse tamamen durmuş durumdadır.

Macaristan'daki Temel Sorunlar Nelerdir?

  1. Sığınma Hakkına Erişimin Fiilen İmkansız Olması: Macaristan, sığınma başvurularının sadece ülke dışındaki büyükelçiliklerde yapılabileceğine dair bir düzenleme getirmiştir. Bu, ülke topraklarında bulunan bir kişinin sığınma başvurusunda bulunmasını fiilen imkansız kılmaktadır.
  2. Geçmişteki "Transit Bölgeler": Macaristan'ın Sırbistan sınırında kurduğu ve konteynerlerden oluşan "transit bölgeler", AİHM tarafından yasa dışı bir alıkoyma merkezi olarak nitelendirilmiştir.
  3. Geri Göndermeme İlkesinin İhlali: Macar yasaları, sığınmacıların Sırbistan gibi "güvenli transit ülke" olarak kabul ettikleri yerlere derhal geri gönderilmesine olanak tanımaktadır. Bu, AB hukuku ve uluslararası hukukla açıkça çelişmektedir.

İçtihat ve Hukuki Durum

Hem AİHM hem de ABAD, Macaristan'ın sığınma politikalarını defalarca hukuka aykırı bulmuştur.

  • AİHM, Ilias ve Ahmed v. Macaristan Kararı (Başvuru no. 47287/15): AİHM Büyük Dairesi, sığınmacıların Röszke transit bölgesinde tutulmasının yasa dışı bir alıkoyma teşkil ettiğine ve Sırbistan'a geri gönderilmelerinin gerçek bir risk değerlendirmesi yapılmadan gerçekleştirildiğine hükmetmiştir.
  • ABAD, Komisyon v. Macaristan Kararı (C-808/18): ABAD, Macaristan'ın sığınma mevzuatının birçok unsurunun (transit bölgeler, sığınmacılara yardımın suç sayılması vb.) AB hukukunu ihlal ettiğine karar vermiştir.

Bu içtihatlar o kadar nettir ki, bugün çoğu AB üyesi devlet, mahkeme kararına gerek kalmaksızın Macaristan'a Dublin transferi yapmaktan kaçınmaktadır. Alman Federal Göç ve Mülteci Dairesi (BAMF) gibi kurumlar, Macaristan'a transferleri genel olarak askıya almıştır. Bir kişiye yine de Macaristan'a transfer kararı tebliğ edilirse, bu kararın iptal edilmesi neredeyse kesindir.

Dublin Transfer Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Size Bulgaristan, Hırvatistan veya Macaristan'a yönelik bir Dublin transfer kararı tebliğ edildiyse, umutsuzluğa kapılmayın. Bu karara karşı yasal yollara başvurma hakkınız vardır ve başarı şansınız yüksektir. İzlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  1. Derhal Bir Avukatla İletişime Geçin: Dublin prosedürleri karmaşıktır ve itiraz süreleri çok kısadır (genellikle 1-2 hafta). Sığınma hukukunda uzman bir avukat, davanızı en doğru şekilde hazırlayacaktır.
  2. Mahkemeye Başvuru ve Yürütmeyi Durdurma Talebi: Avukatınız, idare mahkemesine transfer kararının iptali için dava açacaktır. En önemlisi, dava sonuçlanana kadar transferin gerçekleştirilmesini önlemek için "yürütmeyi durdurma" (acil koruma veya suspensive effect) talebinde bulunacaktır. Dublin Tüzüğü'nün 27. Maddesi uyarınca, birçok ülkede bu talep transferi otomatik olarak durdurur.
  3. Argümanların Hazırlanması: İtiraz dilekçesinde şu argümanlar öne sürülecektir:
    • Sistemsel Eksiklikler: Yukarıda detaylandırılan, transfer edileceğiniz ülkedeki (Bulgaristan, Hırvatistan, Macaristan) sistemsel sorunlar, güncel raporlar ve içtihatlar ışığında mahkemeye sunulacaktır.
    • Bireysel Durumunuz: Sadece genel sistemsel riskler değil, bu risklerin sizin için neden daha da büyük olduğu vurgulanmalıdır. Örneğin; ciddi bir sağlık sorununuz, travma sonrası stres bozukluğunuz, hamilelik durumunuz veya küçük çocuklarınızın olması, sizi "savunmasız" (vulnerable) kategorisine sokar ve mahkemelerin transferi durdurma olasılığını artırır.
    • Egemenlik Klozu (Madde 17): Mahkemeden, transferi yapacak ülkenin, insani nedenlerle ve temel hakları koruma yükümlülüğü gereği, Tüzüğün 17. Maddesi uyarınca sorumluluğu üstlenmesi talep edilebilir.

Dublin Transferleri Karşılaştırma Tablosu

ÖzellikBulgaristanHırvatistanMacaristan
Ana SorunKötü kabul koşulları, keyfi gözaltı, geri itmeler.Şiddet içeren sistematik geri itmeler (push-backs), zincirleme geri gönderme riski.Sığınma sisteminin fiilen çökertilmesi, sığınma hakkına erişimin imkansızlığı.
Önemli İçtihatN.S. ve M.E. (ABAD), Alman mahkemesi kararları.M.H. v. Hırvatistan (AİHM).Ilias ve Ahmed (AİHM), Komisyon v. Macaristan (ABAD).
Mevcut Transfer DurumuMahkemeler tarafından sıkça durduruluyor, özellikle savunmasız kişiler için.Mahkemeler tarafından giderek daha fazla durduruluyor. Geri itme riski ana argüman.Çoğu AB ülkesi tarafından fiilen askıya alınmış durumda. Transfer neredeyse yapılmıyor.

Sık Sorulan Sorular

1. Dublin Tüzüğü tam olarak nedir? Dublin Tüzüğü, Avrupa'da yapılan bir sığınma başvurusunu hangi ülkenin inceleyeceğini belirleyen bir AB yasasıdır. Amacı, her başvurunun tek bir ülke tarafından incelenmesini sağlamaktır. Genellikle AB'ye ilk giriş yapılan ülke sorumlu olur.

2. Bulgaristan'a transfer edilmeyi reddedebilir miyim? Fiziksel olarak "reddetmek" yerine, transfer kararına yasal olarak itiraz etme hakkınız vardır. Bulgaristan'daki sistemsel sorunları ve bireysel durumunuzu gerekçe göstererek bir avukat aracılığıyla mahkemeye başvurursanız, transferin durdurulma ve iptal edilme olasılığı yüksektir.

3. Transfer kararından sonra saklanırsam ne olur? Bu tavsiye edilmez. Saklanmak, yasal statünüzü kaybetmenize, sığınma sürecinden dışlanmanıza ve sonunda yakalanıp gözaltına alınarak transfer edilmenize yol açabilir. Dublin Tüzüğü'ne göre (Madde 29/2), eğer 18 ay boyunca kaçak durumda kalırsanız, transfer sorumluluğu sizi transfer etmek isteyen ülkeye geçer. Ancak bu 18 aylık süreç belirsizlik ve hak mahrumiyetleriyle doludur.

4. Parmak izim Hırvatistan'da alındı ama Almanya'da iltica etmek istiyorum. Ne olacak? Almanya, EURODAC sisteminde parmak izinizi gördüğünde muhtemelen Hırvatistan'a bir "geri kabul talebi" gönderecektir. Hırvatistan kabul ederse, Almanya size bir Dublin transfer kararı tebliğ edecektir. İşte bu noktada, yukarıda anlatılan hukuki yollara başvurarak (Hırvatistan'daki geri itme ve şiddet riskini öne sürerek) karara itiraz etme hakkınız doğar.

5. Artık hiç kimsenin Macaristan'a gönderilmediği doğru mu? Büyük ölçüde doğrudur. Macaristan'ın sığınma sisteminin AB hukukunu ağır şekilde ihlal ettiğine dair AİHM ve ABAD kararları nedeniyle, çoğu AB ülkesi Macaristan'a Dublin transferlerini idari kararlarla veya fiili uygulamalarla durdurmuştur. Yine de teorik bir karar çıkarsa, bu karara itiraz etmek ve iptal ettirmek neredeyse garantidir.


Yasal Uyarı: Bu makale yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dava kendine özgüdür ve kişisel durumunuzla ilgili atılacak adımlar için mutlaka sığınma hukuku alanında uzman bir avukata danışmanız gerekmektedir.